Bir Karışımın Ardında Kalan Renk
Bazen hayatta renklerin ne kadar anlamlı olduğunu düşünürüm. Özellikle de bir şeylerin arasında kaybolduğunda, o renkler sana içindeki duyguları anlatmak için bir yol olur. Bugün de bir renk karışımının içinden geçen zamanla, duygularımın ne kadar karmaşık olduğunu fark ettim. 7.0 ve 8.0 karışımı, beklediğimden çok daha fazlasını ifade ediyordu.
O Gün, O Renk
Sabah güneş Kayseri’nin o yumuşak ışığıyla şehri sarhoş etmişti. İçimde garip bir heyecan vardı, belki de sıradan bir günün içinde kaybolan anıların peşinden gitmek istemiştim. Her şey, o an resim yapmaya karar verdiğimde başladı. Üzerimdeki hisleri, renklerle dışarıya yansıtmayı amaçlıyordum. Bir zamanlar, her renk bir duygu taşırdı. Kırmızı aşkla doluydu, mavi ise hüzünle. Ama bu iki rengin karışımı, bambaşka bir şeydi.
Resmin arka planını boyamaya başladım. Mavi ve yeşil, içimi biraz sakinleştiriyor gibi. Ancak, sarı ve kırmızı, her fırça darbesinde daha da belirginleşiyor, beni harekete geçiriyordu. Bir yandan da düşündüm: 7.0 ve 8.0 karışımı hangi renk olur? Bunu düşündükçe, renklerin arasındaki geçişlere, fırçaların yaratacağı etkilere odaklandım. Fırçamın ucunda bir bekleyiş vardı; bu karışım bana sadece bir renk değil, hayatımın bir parçasını gösterecek gibiydi.
Bir Yavaşlama, Bir Hızlanma
Boyama işini yaparken, zamanla hızlandım. Ama bir yandan da bir yavaşlama vardı içimde. Renkler, bir türlü ne tam sakinleşiyor ne de hızlıca ortaya çıkıyordu. Tıpkı içimdeki hislerin karışması gibi. Bazen hayat çok hızlı gidiyor, bazen de her şey ne kadar yavaş olsa da, bir adım bile atamıyorsun. İşte tam o anda, bu karışımın içindeki belirsizlik beni biraz korkutmuştu. Renklerin sınırları ne kadar netti? Ya da daha da önemlisi, benim sınırlarım ne kadar netti?
Bir noktada, 7.0 ve 8.0 karışımının anlamı bana farklı geldi. Fırçaya biraz kırmızı eklendikçe, renk daha sıcak, daha canlı bir hâl aldı. Ama bir anda, mavi ve sarı da o kadar güçlü bir karışım oluşturdu ki, sanki bir şeyler daha da bulanıklaştı. Bir an için, başardığımı hissettim, ama o sıcaklık beni aynı anda hem sarhoş etti hem de korkuttu. Yavaşça yavaşça, fırçanın ucundaki renkler kendi anlamlarını bana anlatıyordu.
Bir İhtimal
Resmin sonlarına doğru yaklaşırken, bir an için içimde derin bir boşluk hissettim. 7.0 ve 8.0, birbirine zıt gibi görünen, ama aslında birbirini tamamlayan iki kavramdı. Onlar bir araya geldiklerinde, ne kadar da derin bir anlam taşıyabileceklerini fark ettim. Koyu bir yeşil, hafif bir mavi ve biraz da mor… Ama bu karışımda hiç de alışık olduğum bir şey vardı: Belirsizlik. Renkler de insan gibi, bazen net olmuyor, bazen de sadece bir şekilde kayboluyor. Oysa ben hayatın netliğini arıyordum.
Renkler bir araya geldiğinde, bana hayal kırıklığıyla karışık bir umut verdi. Hem güzel, hem garip, hem de sanki hiç tamamlanmayacak gibi. Ama belki de doğru cevap, o karışımdaki belirsizlikteydi. Herkesin bir karışımı vardı, herkesin içinde kaybolan bir renk. Belki de bu karışımdan çıkacak doğru renk, sadece bana ait olacak ve bir şekilde yolumu bulacaktım.
O An, O Karışım
Ve işte o an geldi. Renkler tamamlandı. Ama sonuca bakarken içimdeki karmaşa hiç de beklediğim gibi olmadı. Sadece bu karışımın, benim içimdeki renkleri yansıttığını fark ettim. Biraz 7.0, biraz 8.0… Ne tam bir sıcaklık, ne de tam bir soğukluk vardı. Bir karışım… Ama sanki bir şey eksikti. O eksik parça da belki şu an hissettiğim, belki de hep içinde yaşadığım boşluktu.
Renkler karıştıkça, ben de karıştım. O renkleri sadece fırçayla değil, içimdeki duygularla birleştirdim. 7.0 ve 8.0, bana aslında hayatın o beklenmedik anlarını, kararsızlıkları ve geçişleri hatırlattı. Bazen her şey net olamayacak kadar karmaşık; bazen de tüm renklerin birleşiminde kaybolduğumuzda, en gerçek haliyle bulacağız.
Ve bir yudum kahve alırken, o an ne kadar karışık olursa olsun, her şeyin sonunda kendi rengini bulacağına inandım.